Ana Sayfa / Hitabet / Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Nasıl Yenilir?

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Nasıl Yenilir?

Topluluk önünde konuşma fobiniz var mı?

Bir topluluk önünde ağzınızdan bir kelime dahi çıkamadağı hiç oldu mu? Ya da bir konuşma ortamından ayrıldığınızda “keşke şunları da söyleseydim” dediniz mi hiç? Elleriniz titredi mi? Nefes alışverişleriniz hızlandı mı? Bunlar bir kürsü önünde yahut aile meclisinde, arkadaş sohbetlerinde, iş toplantılarında da olabilir. Cevabınız evetse hiç üzülmeyin bugün konuşma konusunda üstat olanlar bile bu yollardan geçti. Hepsi heyecanlandı, hepsi terledi ve hepsinin elleri ayakları titredi.

Bütün gözlerin sizin üzerinize dikildiğini, kafanızdan geçenleri okumaya çalıştıklarını, sizi acımasızca içlerinden eleştirdiklerini düşünürsünüz. Bir anda onlar kocaman siz küçücük olursunuz. Karşı taraf hakkında düşündüğünüz bu hislerin de çoğu genellikle doğru olmaz. Bunu bizim beynimiz uydurur. Aslında karşı taraf çoğunlukla bizim başarılı olmamızı ister. Kendinizi düşünün, siz biri artık her nerede konuşuyorsa, onun güzel ve etkili konuşmasını istersiniz değil mi? Seminer veren birinin başarılı olmasını istersiniz, şarkı yarışmasına katılan birinin başarılı olmasını istersiniz. İşte Onlar da aslında sizin başarılı olmanızı isterler.

Topluluk önünde konuşma korkusunun nedenleri?

Psikologların hastalarına yaklaştığı gibi konuya yaklaşalım, yani korkunun nedenlerine inelim, korkuyla yüzleşelim ve onu yenelim.

  1. Dinleyicileri gözümüzde fazla büyütürüz: Dinleyiciler kimlerdir? Biraz klasik olacak ama senin benim gibi insanlardır. Araştırmalara göre her toplulukta, her ortamda biraz geri zekalı, biraz çok akıllı olur ve gerisi yani büyük çoğunluğu normal akıllıdır. Bir çok insan birebirde zeki insanları ikna edebilirken, onlarla etkili konuşabilirken, normal akıllıların içerisinde nutku tutulur, kekelemeye başlar. Hadi ama onlar sizin gibi insan. Onları gözünüzde fazla büyütmeyin.
  2. İkinci neden dinleyicilerden kaynaklı değil, bizzat kendimizden kaynaklıdır: Kendi kendimizi eleştirir dururuz. “Yine mi kötü konuştum? Şimdi benim hakkımda ne düşünüyorlar?” Bundan kurtulmanın yolu kendinizi dinleyicilerin yerine koymanızdır. Siz konuşmacıyı bu kadar ince eleyip sık dokuyarak tahlil ediyor musunuz? Etmiyorsunuz tabi ki. Konuşmanın içeriğine odaklanıyorsunuz. Bu gibi düşünceleri aklınızdan çıkarın. Size hiçbir faydası yok çünkü.

Eğer bu iki nedenden kaynaklı değilse korkunuz, hiç çekinmeyin ve bir psikolog yardımı alın. Sırf topluluk önünde konuşma fobisinden dolayı psikolog yardımı alan çok insan var.

topluluk önünde konuşma korkusu
Topluk Önünde Konuşma Korkusu Nasıl Yenilir?

Topluluk Önünde Konuşma Korkusunu Yenmenin Yolları

Eğer bir arkadaş ortamındaysanız bildiğiniz konulardan konuşun. Özgüven bildiğiniz ve sizi heyecanlandıran konularda tavan yapar. Eğer konu bildiğiniz bir şey değilse o zaman karşı tarafa soru sorun. İnsanlar bildikleri konu hakkında konuşmaya bayılırlar. Sizde bu sayede topluluğa dahil olacaksınız demektir.

Eğer bir topluluk önünde sunum ya da kürsü konuşması yapacaksanız, en önemli yolu ilk sıraya alarak başlayalım: Konu hakkında çok çalışmak. Bunun istisnası yok. Yerine koyacağınız bir şey yok. Konuyu çok güzel öğrenip, konuya hakim olup, bol bol konuşma provaları yapacaksınız. Dinleyiciler yerine ailenizden birilerini geçirin prova yaparken. İmkan yoksa boş odaya konuşun, yeter ki çok tekrar yapın.

Korkuyu küçümseyin, dinleyicileri çırılçıplak ya da çok komik kıyafetler içerisinde düşünebilirsiniz. Mesela hepsi bebek bezi takmış. Neden olmasın? Hayal edin.

Tehlikenin hakkından gelin: Kendinize pozitif telkinler verin. “Evet şimdi çıkacağım oraya ve harika konuşacağım” deyin.

Kürsü Konuşması Öncesi ve Konuşma Esnasında Yapılması Gerekenler

Yaklaşık bir saat önce konuşmanın yapılacağı yere gidin. Mikrofona “ses bir iki” diyerek sesinizi kontrol edin. Gerilmiş kaslarınızı gevşeme hareketleri ile bir gerip bir gevşetin. Kendinize masaj yapın.

Yapabiliyorsanız on dakika meditasyon yapın gerçekten rahatlarsınız. Eğer yapamıyorsanız kendinizi bir ormanda ya da bir plajda nerede rahat hissediyorsanız orada hayal edin. Orada yaşayın, gezin, çiçeklerin kokusunu, suyun rahatlatıcı sesini hissedin.

Olacakları önceden planlayıp hayal edin. “Evet birazdan beni anons edecekler, notlarım elimde kürsüye doğru yürüyeceğim, dik duracağım ve dik yürüyeceğim. Beni anons eden kişinin elini sıkacağım ve konuşmama başlayacağım” gibi.

Düzenli ve derin nefes alın. Bugünlerde doğru nefes almanın faydalarını bilmeyen yok zaten.

Canlı olun, aktif olun, pozitif olun. Dinleyicileri harekete geçirin. Kişilerin tek tek gözlerinin içine bakın. Gözlerinizi asla topluluktan kaçırmayın.

Bir şeyi unuttuğunuzda ya da zamana ihtiyacınız varsa su için. Hem böylece ağzınızın kuruluğu gitmiş olur ve zaman kazanırsınız.

Terlediyseniz bir mendille terinizi kurulayın. Çekinmeyin.

Kalbiniz hızlı atıyorsa üzülmeyin, çünkü dinleyiciler bunu asla göremeyeceklerdir.

Elleriniz titriyorsa, titreme geçene kadar ellerinizi kürsünün altında gizleyin. Tabi eğer çok belli oluyorsa

Diliniz sürçtüyse ve bu çok önemli bir şey değilse konuşmaya devam edin. Ama eğer önemli bir yanlışlık yaptıysanız “affedersiniz” deyip düzeltin. Asla özür dilemeyin. Affedersiniz kafi.

Kürsü Konuşması Değilse Yapılacaklar

Eğer spontane konuşmanız gerekiyorsa, konuya hazırlıksız yakalandıysanız doğaçlama yeteneğinizin konuşması gerekir. Bunun içinde sözcük dağarcığınızı geliştirmeniz lazım. Bol bol kitap okuyun, çok yararını göreceksiniz.

Bitirmeden önce sizden şunu hayal etmenizi istiyorum: Bir topluluk önünde konuşuyorsunuz. Dik duruyorsunuz, özgüveniniz yerinde, beden diliniz konuşmanızla ahenk içerisinde, pozitifsiniz ve aktifsiniz. Bilginizi konuşturuyorsunuz ve doğaçlama yapıyorsunuz. Umarım hep böyle hayal ettiğiniz gibi olursunuz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir